EĞİTİM ÷ĞRETİM
  ÇOCUK VE DİN
               


 
 
 
.: Canlı Yayın :.

 

         

    DUA
 

  ALLAHIM SEN AFFEDİCİSİN AFFETMEYİ SEVERSİN BİZİ, ANAMIZI,BABAMIZI VE BÜTÜN MÜMİNLERİ AFFEYLE YA RABBİ(AMİN)

  
 ALLAHIM MÜLKÜN SAHİBİ SENSİN SEN İSTEDİĞİNE VERİR İSTEDİĞİNDEN ALIRSIN BİZE DÜNYADA VE AHİRETTE İYİLİK VE GÜZELLİKLER İHSAN EYLE YA RABBİ(AMİN)


 

SEN İSTEDİĞİNİ AZİZ KILAR İSTEDİĞİNİ ZELİL KILARSIN BİZLERİ İKİ CİHANDA AZİZ EYLE YA RABBİ(AMİN)

ALLAHIM SENİ ZİKRETMEDE SANAŞÜKRETMEDE SANA KULLUKETMEDE BİZLERE YARDIM EYLE YA RABBİ (AMİN)
 

DÜNYADA İKEN RAZI OLDUĞUN ŞEKİLDE YAŞAMAYI ,
 
 ÖLÜRKEN İMANI KAMİL İLE ÖLMEYİ, ÖLDÜKTEN SONRADA MAĞFİRATİNE ERMEYİ,CENNETİNE GİRİP CEMALİNİ SEYRETMEYİ NASIP EYLE YA RABBİ(AMİN)
 

İLAHİYA RABBİ BÜTÜN GEÇMİŞLERİMİZEDE MERHAMETİNLE MUAMELE EYLE YARABBİ(AMİN)
 

ARŞININ GÖLGESİNDEN BAŞKA HİÇ BİR GÖLGENİN BULUNMADIĞI OGÜNDE ARŞININ GÖLGESİNDE GÖLGELENMEYİ CÜMLEMİZE NASIP EYLE YA RABBİ(AMİN)
 

HERKESİN BİR BİRİNDEN KAÇIŞTIĞI OGÜNDE YÜCE PEYGAMBERİMİZİN ŞEFEATİNE CÜMLEMİZİ NAİL EYLE YA RABBİ(AMİN)
 

YÜCE PEYGAMBERİMİZİN HAMD SANCAĞININ ALTINDA TOPLANMAYI CÜMLEMİZE NASIP EYLE YARABBİ(AMİN)
 

ALLAHIM ŞÜPHESİZ SEN İŞİTEN VE DUALARI KABUL EDEN SİN  YAPMIŞ OLDUĞUMUZ DUALARIMIZI ,BEYTULLAH'TA, ARAFAT'TA, MÜZDELİFE'DE ,YAPILAN VE KABUL OLAN DUALAR İÇERİSİNE İLHAK EYLE YA RABBİ(AMİN)
 

İSKELE CAMİİ İMAM- HATİBİ
        
CEVDET ASLAN
 


 

  





















 
 
 

 

                                 
Pek çok anne ve baba çocuklarından yana şikayetçidirler. Onlarla yeterince iletişim kuramadıklarından ve kendilerini dinletemediklerinden yakınır dururlar.

Ne yapmaları ve nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgi ve eğitimleri olmadığı için de çoğu zaman yanlışlar yapar ve işlerin daha da kötüye gitmesine sebep olurlar.

Halbuki çocuklarla iletişim kurmanın ve onlara sahip olmanın basit ama önemli kuralları bilinerek hareket edilse, olabilecek problemlerin baştan önü alınmış olacak ve ilşer kolaylaşacaktır.


İşte size özet olarak "çocuğunuza sahip olmanın altın kuralları"



I. Çocuğun, hangi tarlanın "ürün"ü olduğu değil, kimin "eser"i olduğu önemlidir.



Çocuğunuzun anne babası olmanız, onun fiilen sahibi olmanız için yeterli değildir. Çocuğunuzu öyle yetiştirmek zorundasınız ki, o kendini sizin mensup olduğunuz kültüre, inancınıza, kabullendiğiniz değer ölçülerine ait hissetsin. Aksi halde, çocuğunuz kendisini nereye, hangi kültüre ait hissederse oranın olacaktır. O inancın, o kültürün, o örgütün insanı.

Kabul ettiği yer size ne kadar yabancı ise, o da kendini size o kadar uzak görecek. Hatta sizi düşman bile görebilecektir.

Çocuk yapmanız yetmez, eser meydana getirme gayretiniz olmaz ise çocuğunuz olduğuna bin pişman olabilirsiniz.


II. Çocuk sevgi ile büyür; sevginin sihirli gücünü kullanın.


Bütün iyi duyguların temelinde sevgi vardır. Hiç bir davranışınız, onun sizin tarafınızdan sevildiğini bilmenin meydana getireceği olumlu etkiyi sağlayamaz. Size, çevresine, topluma, yaratıcısına ve sonunda da kendisine soğuk duygularla dolu olmasını istemiyorsanız sevginin gücünü kullanmalısınız.

Sevgi birleştirir, sevgi kaynaştırır, sevgi geliştirir.

Sevmiyor, sevilmiyorsanız kaybedeceğiniz kesindir. Unutmayın! Sevgisiz asla olmaz. Önce sevmeyi ve sevdiğinizi hissettirmeyi öğrenin.


III. Ona güvendiğinizi kendisine gösterin.


Çocuğunuzun en önemli sermayesi sizin ona olan güveninizdir. Sizin kendisine güvendiğinizi bilirse mahçup olmak istemez. Bu onun öz güveninin de kaynağı olacaktır. Çocuğunuza sık sık; "Sana güveniyorum" demeyi ihmal etmeyin.


IV. Başarılarını taktir etmek için fırsat kollayın.


Genellikle anne babaların yaptığı en büyük hatayı siz yapmayın. Başarılarını görmezlikten gelirken; azarlamak, fırça atmak, aşağılamak için fırsat kolluyormuş pozunda olmayın. Tam aksine taktir etmek için bahane arayıp fırsat kollamalısınız. Başarılarını, en ufak iyi yönünü hemen taktir edin.

Bu, onun daha iyisini yapmak için gayret göstermesine, motive olmasına çok iyi gelecektir. Aksi halde "ne yapsam yaranamıyorum" duygusuna kapılır ki, yapabileceği güzel şeyleri de yapmaktan vazgeçer.



V. Onu asla başkaları ile karşılaştırıp negatif kıyaslama içine girmeyin, olumlu kıyas yapın.


"Filan başarılı, sen başarısızsın!" "Falanca uslu, sen yaramazsın!" "O saygılı, sen saygısızsın!" gibi yaklaşımlar, çocuğunuzu hem kıyasladığınız kişiye, hem de size düşman etmekten başka bir işe yaramaz, vazgeçin! Bu zararlı bir kıyastır. Siz pozitif kıyas yapın.


VI. Çocukların yanında asla kavga etmeyin!


Çocukların gözü önünde yapılan kavga ve tartışmalar onların üzerinde tahmin edemeyeceğiniz derecede yıkıma sebep olur. Okul başarıları düşer, psikolojileri kötü yönde etkilenir. Suç kimde olursa olsun, az ya da çok, hem anneye hem babaya karşı olan saygıları azalır. Ruhen kopar, uzaklaşırlar.


VII. Onları, babaları ile tehdit etmeyin.


Sözünü çocuklarına dinletemeyen aciz annelerin yaptığı gibi yapmayın! Onları babalarına söylemekle tehdit etmeyin. Hele yaratıcıyı, cezalandıran, yakıcı, gözlerini kör edici, azap verici olarak telkin edip, çocukları baba ve yaratıcı otoritesinden korkutmayın. Güç ve kuvvet karşısında isyankar ya da pısırık duruma düşmesine sebep olursunuz.

Somut ya da soyut otoriteler, yıkmak yok etmek, cezalandırmak için değil, yardım etmek, yol göstermek için vardır. Çocuğun ruhsal gelişiminin sevgi ile benimseyeceği otoritelere ihtiyacı var. Yoksa, hem onlardan , hem sizden uzaklaşır.


VIII. Çocuklarınızı birbirinize karşı kullanmayın.


Anne baba olarak aranızda problemler olabilir. Bu problemleri yaşarken çocuklardan destek almak ya da onları karşı tarafı yıpratmak için kullanmak son derece yanlış bir yoldur. Siz bugün birliktesiniz, yarın ayrı ve yabancı olabilirsiniz. Ama çocuklar için değişmeyecek bir gerçek vardır; o da, biriniz baba, biriniz anne olmaya devam edeceğinizdir. Bu gerçeği ölüm bile değiştiremez. Aksi halde çocuklar ikinize de yar olmaz!


IX. Onları kabullenin. Her ne olursa olsun onlar sizin çocuklarınızdır.


Bazı anne babalar çocukların yetenek, zeka ve eğilimlerini dikkate almadan bir şeyler olmalarını isterler. İstedikleri olmayınca da, adeta onları reddedercesine bir tavır içine girer, köpürürler. Konu her ne olursa olsun, hiç bir şey onların kendilerinden önemli değildir. Eğitimleri bile! Yaptıkları ya da yapamadıklarından dolayı onları horlayıcı, aşağılayıcı, dışlayıcı davranışlar içine girerseniz, hem istediklerinizi yerine getirmezler, hem de kabullenilmediklerini gördükleri için sizinle zıtlaşır ve ruhsal gelişimleri tehlikeye girer.


X. Her şeylerinden şikayetçi olmayın.



Onlar çocuktur; hayatı yavaş yavaş öğrenecekler. Siz, sadece büyük hatalar yapmalarına engel olmalısınız. Üzerlerine titreyerek kendi sağlığınızı bozmayın. Siz hiç hata yapmadınız mı? En yaramazlık yapıp sizi üzdükleri zaman bile bütün bunların birer hatıra olarak kalacağını bilin. Ve onların büyüdüklerini, mutlu günlerini hayal edin!

Son söz; çocuklarınız dahil, sizinle birlikte yaşayanları mutlu etmeye çalışın. Ancak o zaman mutlu olursunuz.
Çünkü, "Mutluluk Mutlu Etmeyi Bilenlerin Hakkıdır!"
 
 
 
                                  
   
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=